Bir şeyin bilgisine vakıf olmak ile o şeyi kendi hayatımızda uygulamaya geçirmek birbirinden farklı iki şeydir.
Örneğin düzenli egzersiz yapmak veya yağlı gıdalardan ve rafine edilmiş şekerden uzak durmak gibi alışkanlıkların sağlığımız açısından faydalı olduğunu idrak edebiliriz. Fakat bu bilgiye uygun davranışlar sergilemeyi ihmal edebiliriz; ta ki bir şey bu bilgiyi kendi hayatımızın bir gerçeği kılana dek. Bunun için verilebilecek tipik örnek, kalp rahatsızlığı türünden ciddi bir hastalığın teşhisinden sonra kişinin sağlığına dikkat etmek üzere koyduğu hedeflere dört elle sarılmasıdır. Teşhis konduktan sonra sürdür düğümüz alışkanlıkların sağlığımız üzerindeki etkisine dair bilgi, dış dünyaya dair bir bilgi olmaktan çıkıp hayatımızın bir gerçeği haline gelir.
Savsaklama, hayatın gerçeklerinden kaçmakla ilgili bir sorundur. Hedeflerimizi savsaklarken aslında kendimizin en azılı düşmanı haline geliriz. Söz konusu olan kendi hedeflerimiz, kendi görevlerimiz ve bunları gereksiz yere erteleyen de bizzat kendimiziz. Hayatımızın hatırı sayılır bir parçasını hedeflediğimiz şeyler teşkil ediyor.