Yazmak iz bırakma peşinde değildir, izler yardımıyla her türlü izi silmek, yazının parçalanmış yerinde yok olmak, mezarda olduğundan daha kesin yok olmak ya da yok etmek, görülmeden, gürültü yapmadan yok etmek peşindedir.
Aralarında geçit olmayan bir geçmiş ile bir geleceği ele alalım, görülmez bir ayrım çizgisi onları ayırıyor olsun: orada bir geçmiş umudu, bir geleceğin daha önce olmuş olduğu yer vardır. Zamandan geriye sadece o aşılması gereken çizgi kalır, hep aşılmış, ama hiçbir zaman tam aşılmayacak, "ben" açısından da bir yere konulamayacak çizgi. Belki de şimdiki zaman diyebileceğimiz tek şey bu çizginin nereye konulacağını bilemeyişimizdir.