Çünkü bütün zahiri sükunetime rağmen kafamın içi bir harp, bir ihtilal sahnesi gibiydi. Ve ben kendime sahip ve hakim olabilmek için bütün irademi kullanıyordum.
Sevmek! Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?