Mister Doppler

Mister Doppler
İnsan, zamanını durdurmak istediği yere aittir.
"Muhtevasını anlayamadığımız fakat birbirine zıt olduklarını bildiğimiz hislerin kalbinizde çarpışmasıyla bitap düştüğünüz vakit, yanı-başınızda İblis'i buluverirsiniz aziz dostum. Dünyayı toz-pembe gösteren, pembe yalanlardır. Hakikat hepimizi yaralıyor ve Azrail'in pençesinde hiçliğe savuruyor. Istırap ile saadet arasında pek az fark var. Bizler muğlaklıktan manasızlığa, oradan da yokluğa ilerleyen biçare yolcularız. Şeytan haklı. Canınıza kıymanızda bir beis yok. Zira mevcudatta ve mevcudiyette bulamadığımız teselliden ümit kesip, üstüne de Tanrı'nın dedikodusunu yapmaktan yapmaktan vazgeçtik mi, ebediyetle ve hayatla işimiz kalmaz. Hem sonra... acı çekmek insanı olgunlaştırmaktan ziyade kindar, fesat, saldırgan ve aptal yapıyor." Gülümsüyordu. "Biliyor musunuz, fanilik aslında benlik imgemizin bir parçası değil... Binaenaleyh aldanmak hayatın temel kanunudur ve bizi gerçeğe yaklaştıran tek şey boş konuşmaktır..."
Reklam
Kabul, insan, kendi davranış ve duygularının izahı konusunda en güvenilmez kaynaktır...
Nurlu çehresinde mucizevi tebessüm. O her gülümsediğinde, bu an için yaşadığımı idrak ediyorum. Nerede olursam olayım, ne yöne gidersem gideyim, attığım her adım beni ona yaklaştırıyor...
Asıl mesele şart ile garp arasındaki mesafe mi? Mazi ile istiklal arasında haysiyetini koruyarak, şimdinin hakkını vermek mi?
Hayata, yazıyla hiza çekmek mümkün müdür?