"Türkler," dedi sesi titrerken, "Bu topraklardan gittiklerinden beri sahipsiziz. Şimdi sahip olduğumuz tek şey Allahımız. Umarım yüce rabbim bizleri korur."
"Gerçekten hayalperest misiniz?" diye sordu şaşkınlıkla.
"Biraz öyleyim," dedim. "Bana göre hayallerin olmadığı bir dünya, çiçeksiz bir bahçe gibidir."
Kim bilir, şimdi ne kadar da güzeldir ölüm. Kahverengi toprakta huzur içinde uyumak, başının üzerinde hafifçe esen yelin kuru otlar arasında çıkardığı hışırtıyı dinleyip hoş bir seda bulmak...