Sanem

Ama yine de başkalarının kurmaya çalıştığı her şeyi inatla reddetmeleri bir tehdit gibi görünüyor
Sayfa 61·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·240 syf.··
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 00:08
Başkalarının distopik hikâyesinin kıyısında yaşamış biri olmanın iç sıkıntısıyla okudum bu kitabı. Romanın geneline hâkim olan şey belirsizlik; ama bundan da çok, harekete geçememe hâli. Olanlara inanamama, her seferinde “bundan daha kötüsü olmaz” diye düşünme ve bu yüzden karar verememe... Karakterler tehlikeyi görmüyor değiller; aksine onu normal hayatın içine sığdırmaya çalışıyorlar. “Bu kadar da ileri gidemezler”, “Bana bir şey olmaz” düşüncesi, onları felaketten korumak yerine felakete biraz daha yaklaştırıyor. Eilish, etrafındaki dünya adım adım çökerken ailesini bir arada tutmaya çalışan, her kaybın ardından yeniden ayağa kalkmak zorunda kalan güçlü bir karakter. Ancak romanın en çarpıcı tarafı, onun direncinin yanında beklemeyi, dayanmayı ve her şeye rağmen normale tutunmayı seçmesinin işleri giderek daha da zorlaştırması. Kitap, felaketlerin çoğu zaman insanların tehlikeyi görememesinden değil, onu normal hayatın içine sığdırmaya çalışmasından dolayı büyüdüğünü gösteriyor. Bu yüzden Peygamberin Şarkısı sadece bir distopya ya da savaş romanı değil; savaşın, otoriterliğin ve mülteciliğin aslında “başkalarının başına gelen şeyler” olmadığını hatırlatan sarsıcı bir hikâye.
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,959 okunma

Sanem

, bir kitap okudu
7/10
·240 syf.··
6 günde okudu
·
2026 19. kitabı
Paul Lynch
8.2/10 · 1.959 okunma
8/10
·256 syf.··
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 20:41
Sessiz ama sert bir modern aile travması anlatımı. Soğuk ve mesafeli bie anlatım olmasına rağmen inanılmaz bir duygu yükü taşıyor. Kitap aynı anda hem ebeveyn yanınıza hem kırılgan çocukluğunuza konuşuyor. Karakterler farklı zamanlarda yaşıyor ama sanki aynı duygusal vagonda sıkışmış gibiler ve tren vagonları gibi birbirlerine bağlılar. Özellikle Harriet karakteri çok etkileyici çünkü klasik dramatik “kurban” gibi değil. Hikayenin ortasında ve her iki tarafında da yer alıyor. Oskar’ın kontrolcülüğü, Harriet’ın kırılganlığı, Yana’daki duygusal mesafe… hepsi birbirinin devamı gibi. Kimse tamamen kötü değil ama herkes birbirine yarasını aktarıyor Ve Yana‘nin kitabin sonunda bulduğu not sadece dedesinden annesine değil, aynı zamanda annesinden kendisine de fısıldanan bir mesaj aslında. Kitabın sonu ise biraz havada kalmış ve aceleye getirilmiş hissettirdi. Belki de bu kitabı daha hayata dair yapıyor. Sonuçta her zaman tatmin edici bir kapanış içermiyor hayat. Bazen elimizde kalan sadece bir iç burukluğu oluyor. Spoiler alarmı vererek kafama takılanlar ile devam ediyorum Harriet kendi notunu bulmak için ağacın altını kazdığında “kendi hislerine” çok odaklandığı için mi babasının yazdığı mektubu bulamıyor , çünkü o mektuptan hiç bahsedilmiyor Harrietin bölümünde ama seneler sonra Yana kazdığında sadece o notu buluyor. Harriet eğer babasının notunu bulsaydı o zaman farklı bir son olur muydu ve o zincirleme giden aileler arası aktarılan travma son bulur muydu o basit cümleyle? Bu durumda o notu görmemiş olması Harrietin bunca zaman içinde kendi travmasında fazla kaybolup asıl gerçekleri kaçırdığını gösteren bir ipucu mu bize? Kendince oyundan çıkmasının Yana için daha iyi olduğuna mı karar veriyor ? Yana ve maymun olayını, kendi tavşan olayıyla birleştirip aradaki
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,5bin okunma

Sanem

, bir kitap okudu
8/10
·256 syf.··
4 günde okudu
·
2026 18. kitabı
Alex Schulman
8.3/10 · 5,5bin okunma