Tuhaftır, hiç bunun gibi soğuk, bulutlu, kurşunî günlerde azmazdı depresyonum. Sanki doğa benimle uyum içindeymiş, ruhumu yansıtıyormuş gibi gelirdi.
Güneş açıp da çocuklar oyun oynamak için sokaklara çıktıklarında, ne kadar güzel bir gün diye herkes umutlandığında ben kendimi çok kötü hissederdim;
benim bir türlü katılamadığım bir coşkunluk gösterisi bir haksızlık olarak düşünürdüm.
Anne babası kendisini çocukluğunda olduğu gibi sevmeyi sürdürsünler diye pek çok isteğinden vazgeçmişti. Oysa gerçek sevginin zamanla değişip geliştiğini, yeni ifade yolları keşfettiğini bilmiyor muydu?
İlk gençliğinde seçim yapmak için çok erken olduğuna inanmış; gençliğinde, yani şimdi ise değişmek için çok geç kaldığını düşünmüştü. Peki bugüne kadar enerjisini neye harcamıştı?