sanha

@sanha·
·
sabitlendi
İnsan kendi elleriyle kestiği kafasını nereye götürür
Sayfa 20 - PDF·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

sanha

, bir kitap okudu
Puan vermedi·335 syf.·
2026 11. kitabı
Alain de Botton
8.6/10 · 1.215 okunma
İnsan, etraftakileri etkilemeye çalışmadığı zaman, yaşamak çok ucuza geliyordu.
Sayfa 312·Kitabı okudu
Londra'ya dönerken Woolfun zihninde uyanan soruların ardı arkası kesilmedi: "Neden erkekler şarap, kadınlarsa su içiyordu? Neden cinsiyetlerden biri böylesine varlıklı, ötekiyse yoksuldu?" Bütün bu düşüncelerde kişisel ve rastlantısal izler varsa eğer, onlardan kurtulmak üzere British Library'ye gitmeye karar verdi Woolf (çünkü kadınlar bu kütüphaneye son yirmi yıldır kabul ediliyordu), orada erkeklerin kadınlara olan yaklaşımı üzerine araştırma yapmaya koyuldu. Araştırma sonucunda rahiplerin, bilim adamlarının, felsefecilerin ve başka otoritelerin kadınlarla ilgili önyargılı hükümlerde bulunduklarını ve bazı gerçeklerle ilgili atıp tuttuklarını gördü. Söylenene göre kadınlar Tanrı tarafından ikincil cinsiyet olmak üzere yaratılmışlardı; bir işi yürütecek ya da yönetecek niteliğe sahip değildiler, doktor olamayacak kadar zayıftılar, regl olduklarında iş aletlerini güvenle kullanamazlar, adli davalarda tarafsız olamazlardı. Ve bütün bu önyargılar bir yana, sorunun paradan kaynaklanan bir sorun olduğunu fark etti Woolf. Kadınlar özgür değillerdi, özgür bir ruha sahip değillerdi çünkü kendi gelirlerinin denetimini ellerinde tutmuyorlardı: "kadınlar daima fakir olmuşlardır. Yalnızca son iki yüz yıldır değil, tarih boyunca fakirdi onlar. Kadınların sahip oldukları akılsal özgürlük, Atinalı kölelerin oğullarının sahip olduğundan daha az olmuştur hep." Woolfun kitabı gayet somut bir politik taleple sonlanıyordu: kadınların ihtiyacı olan şey yalnızca şerefleriyle yaşamaları değil, eşit koşullarda eğitim, "yılda beş yüz pound'luk bir gelir" ve "kendilerine ait bir oda"ydı aynı zamanda.
Sayfa 245·Kitabı okudu
Toplumdan uzak, kendi köşelerinde araştırmalar yürüten filozoflar, dışarıdan gelecek onay ya da yergilerin izini sürmek yerine kendi içsel bilincimize kulak kabartmamız gerektiğini söylerler bize. Önemli olan, tümüyle rastlantı sonucu bir araya gelmiş bir grup insana nasıl göründüğümüz değil, kendi bildiğimiz halimizle ne olduğumuzdur
Sayfa 145·Kitabı okudu