Yazarlarının da belirttiği gibi bu kitap çalışmasında amaçlanan temel husus hukuki analizlerde bulunmak olmamış; demokratikleşmenin önündeki engeller açıklanmaya çalışılırken gerektiği kadar hukuki değerlendirmeler yapılmış. Yani dili sade, anlaşılır ve sürükleyici. Anayasa, anayasal kurumlar ve 2010 Anayasa değişikliği hakkında bilgi edinmek isteyen her ilgilinin rahatlıkla okuyacağı bir eser. Ben burada kitabın içeriği ve okuduktan sonra size kazandıracakları hakkında bilgi vermek istedim.
Kitap esas olarak beş bölümden oluşuyor.
İlk bölümde 'anayasa kavramı, modern anayasacılığın gelişimi ve anayasanın meşruluğu' dünya üzerinden çeşitli örneklerle anlatılmakta. Anayasanın ne olduğunu, oluşumunun altında yatan ideolojik düşünce ve fikir insanlarını, Amerika'daki ilk anayasa süreci ve kurucularını ayrıntılı olmasa da genel olarak tanımış oluyorsunuz. Anayasanın bugünkü halini hangi gelişmeler sonucu aldığını öğreniyorsunuz. Son kısımda da anayasanın en büyük sorunlarından biri olan meşruluk sorunu ele alınmış.
İkinci bölümde 'anayasal kriz ve yeni anayasa' başlığı altında ilk olarak yeni anayasanın temelleri nasıl olmalı tartışılmış sonrada Türkiye'de anayasal kriz, yeni anayasa tartışmalarında medya ve yeni anaysa önerileri üzerinde durulmuş. Kitap 2010 değişikliği süreci döneminde yazılmış. Yani 2017 hakkında bir bilgi sunmuyor. Ayrıca 22.03.2010 tarihinde hükümet tarafından kamuoyuna açıklanan 26 maddelik anayasa değişikliği paketi üzerinde tartışmaların devam ettiği dönemde kitabın yazılması ve paketle ilgili mecliste komisyonlarca tartışılıp son şeklin verilmemiş olması, bunun yanında genel kurulda muhtemel değişikliklerin olabileceğine dair beyanlar nedeniyle detaylı bir değerlendirmede bulunulmamış.
Üçüncü bölümde 'anayasal kurumlar' başlığı altında