Şeyh Hasan ayakları üstünde durma gücüne eriştiğinde, önce İtalyan faşist diktatörü Benito Mussolini’ye, sonra da Adolf Hitler’e hayranlığını dile getirmeye başladı. Bu nedenle, Mussolini’nin aslında gerçek adı Musa Nili olan bir Müslüman olduğu, Hitler’in de Haydar adıyla gizli Müslümanlığı seçtiği yolundaki söylentilerin , Müslüman Kardeşler örgütünden kaynaklanmış olması muhtemeldir.
Hayır, insan sade ölürken ayrılmıyor, arkada bırakılmıyordu. Belki bütün ömrünce her an birçok şeyler onu arkada bırakıyordu. Sonra olduğu yerde birdenbire kabuklaşıyor, çok ince, görünmez bir şeyle o anda etrafında olanlardan ayırıyordu. “Biz mi gidiyoruz, onlar mı?..” Sual buydu...
En mutlak monarşilerde, tarihçiler hakikate ihanet eder, zira hakikati dile getirecek özgürlüğe sahip değildirler. En özgür devletlerde ise tarihçiler, özgür oldukları için hakikate ihanet eder. Zira özgürlük daima hizipleşmeye neden olduğundan, nasıl ki bir istibdat devletinde tarihçiler despotun kölesi ise, buradaki tarihçiler de kendi hiziplerinin önyargılarının kölesi olacaktır.