Puan vermedi
Bu kitabı okurken kendimi sürekli içeri çekilmiş gibi hissettim. Sanki bir başkasının hikâyesini okumuyorum da, onun duygularını içimden geçiriyorum.Raif Efendi’yi tanıdıkça, aslında ne kadar sessiz görünen insanların içinde ne kadar yoğun bir dünya taşıyabileceğini fark ettim. Ben olsam onun gibi bu kadar içine kapanık kalamazdım diye düşündüm ama bir yandan da onu anladım; çünkü bazı duygular var ki insanın dışarıya anlatmaya cesaret edemediği türden.Maria Puder karakteri bana güçlü ama aynı zamanda kırılgan biri gibi geldi. Onun bağımsızlığı dikkatimi çekti. Ben olsam böyle bir özgürlüğü korumak isterdim ama aynı zamanda yalnız kalmaktan da korkabilirdim. İkisi arasında kalmış gibi hissettim.Hikâyenin en etkileyici yanı benim için şu oldu: iki insan birbirini gerçekten bulmuş gibi olurken bile hayatın onları ayırabilmesi. Bu durum bana biraz haksızlık gibi geldi. Ben olsam “madem bu kadar derin bir bağ var, neden bu kadar kolay kayboluyor?” diye sorgulardım.Genel olarak kitap bana şunu düşündürdü: İnsan bazen en büyük duygularını bile sessizlik içinde yaşamak zorunda kalabiliyor. Ve ben bunu okurken, kendi içimde de fark etmediğim duygulara biraz daha yaklaştım.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,5bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Derin Korku ⋆.𖦹°·️ Selamlarr Kelly Porter serisini okumaya devam ediyorum ve söylemem gerek ki bu kitap beni ilk sayfalardan yakaladı.Hatta ilk kitaptan daha çok sevmiş olabilirim Hikâye göl kenarında bulunan bir kadın cesediyle başlıyor. Ama öyle sıradan bir cinayet vakası gibi değil. Cesedin durumu gerçekten rahatsız edici Üstelik kadının bedenine bırakılan para ve üzerinde şiir yazılı bir kâğıt, işi tamamen başka bir boyuta taşıyor. Sanki biri sadece öldürmemiş, aynı zamanda bilinçli bir mesaj da bırakmış gibi. Dedektif Kelly Porter dosyayı incelemeye başladıkça bunun basit bir cinayet olmadığını hemen anlıyor. Özellikle o şiir detayı sürekli aklında kalan, çözümü zorlaştıran bir ipucu gibi . Bu seriyi sevmemin bir diğer sebebi de soruşturmaların işleniş şekli. Kelly bir yandan bu dosyayla uğraşırken bir yandan da kendi hayatının yükleriyle de boğuşuyor, bu bana daha gerçek geliyor. Annesinin hastalığı ve kız kardeşiyle olan sorunlar da eklenince her şey iyice ağırlaşıyor mükemmel dedektif imajından ziyade daha insan gibi, kusurları ve kendi hayatıyla da mücadele eden bir karakter olması hoşuma gidiyor. Benim için bu kitap, ilkine göre daha akıcı ve daha sürükleyici hissettirdi Eğer polisiye ve yavaş yavaş açılan karanlık dosyaları seviyorsan şans verilebilir .
Derin KorkuRachel Lynch · Thekitap yayınları · 202197 okunma
Reklam
Puan vermedi·80 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:42
“Ramazan gelir, insanı dönüştürür ve gitmek üzere uğurlar. Ama her dönüşünde, biraz daha olgunlaşmış, biraz daha derinleşmiş müminler bulmak ister.” Hangi mevsim derseniz rahmetin, dostluğun, iyiliğin, cömertliğin ve dahasının olduğu bir mevsim. Kitap içerik olarak; Ramazan nedir, bize ne katar, bizden neyi alır, nasıl bir insan olmamız gerekir bu soruların cevaplarını sade ama derin bir üslupla biz okurlara sunuyor. Sevgili @_birvaize akıcı bir dille sanki camide sohbet eden bir hocayı dinliyormuş gibi samimi ve içten bir anlatımı var. Geçmişle bugünü dengeleyerek Ramazan’ı nasıl yaşamamız gerektiğine dair güçlü bir yol gösteriyor. Üstelik bunu üstten bir dille değil; yargılamadan, incitmeden, hepimize dönük zarif ikazlarla yapıyor. Bu güzel eser unuttuklarımızı hatırlatan, bildiklerimize yeni anlamlar katan küçük ama etkili notlarla dolu. Ramazan orucunun sadece midede değil, ruhun derinlinlerinde nasıl bir inkılap yapması gerektiğine dair bir anlatım var. Benim en beğendiğim kısım “helalin fazlası ruhu hantallaştırır” “harama dur demek kadar, helale de dur demek” tespiti oldu. Modern dünyanın tüketim alışkanlıklarına karşı sık sık kendime hatırlatmak istediğim cümleler yer alıyor. Ramazan öncesinde okuyup unuttuklarımızı tazelemek ve manevi baharı güzel karşılamak için harika bir eser. Ramazan temalı olan bir oturuşta oturup bitirebileceğini kısa ve öz olan bu güzel eseri Betül haskalaycı temin edebilirsiniz. Mutlaka okuyun, okutun
Dünyayı Azaltmanın MevsimiFatma Bayram · Ketebe Yayınevi · 2026111 okunma
8/10
·184 syf.·
2026 31. kitabı
“Kırk kadını besliyor,ısıtıyor ve onlara giyecek bir şeyler veriyorlar.Onlar için adımız yok,sanki aramızda hiçbir fark yokmuş gibi davranıyorlar.Ben,benim.Bir sürüdeki kırkıncı kişi, diğerleri arasında kurbanlık hayvan değilim.Rahatsız edinceye kadar ona bakmaya devam edeceğim.” Kurgusunu beğendim ama bazı yerlerde kafamda soru işareti oluştu.Severek okudum.Tavsiye ederim.
1000Kitap
Erkek Nedir Bilmeyen BenJacqueline Harpman · Can Yayınları · 202666 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2026 105. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:25
Doğan Ülkü Dadaşoğlu ​Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Size bu kez sadece bir kitap değil; dilim döndüğünce, kelimelerim yettiğince "yeniden doğmanın" ne demek olduğunu anlatacağım. Sevginin, umudun ve inancın ne kadar değerli olduğunu bu kitapla bir kez daha anladım. Yaşadığımız her an çok kıymetli... Önce kendi hayatınızın kıymetini bilin, kendinizi sevin; sonra da sevdiklerinize sıkıca sarılıp sevginizi hissettirin. ​ Lösemiliydim öyle bir zamanda kapımı çaldı ki... İlk elime aldığımda oturdum ve sadece düşündüm. Çünkü çevremde bu hastalıkla mücadele eden biri var ve beni nelerin beklediğini az çok biliyordum. Ama insan bazen bir umuda tutunmak ister ya; işte tünelin ucundaki o ışık, sanki bu kitaptı. Yaşadıklarımız, yaşayacaklarımız, doğrularımız ve yanlışlarımız... Hepsi bir bir yüzümüze vurulacaktı belki ama hazırdım. Bu kitap bize ilaç gibi gelecekti, öyle de oldu. En azından ben böyle hissediyorum... ​Lösemi, son zamanlarda adını maalesef çok sık duyduğumuz bir hastalık. "İnsan başına gelmeden anlamıyor" derler ya, ne kadar doğruymuş. İnsan bu süreçlerin içine girince dünya malının hiçbir anlamı olmadığını çok daha iyi anlıyor. Sağlığımız yerinde olduktan sonra her şeyin bir çözümü var. Bu zorlu yolculuk hem hasta hem de sevdikleri için çok yıpratıcı; ama insanı yeniden ayağa kaldıracak olan tek şey yine sevdiklerinin desteği... ​Aslında kitap hakkında bir şeyler anlatmaya çalışıyorum ama karşımızdaki bir roman değil ki uzun uzun kurgusunu anlatayım... Tamamen gerçek duygulardan ve yaşanmışlıklardan oluştuğu için insan kelimelerini seçmekte zorlanıyor. Murat’ın yaşadıkları gerçekten çok zor. Düşünsenize, hayatınızda her şey yolundayken birdenbire bu haberi alıyorsunuz. Başlarda kabullenmek elbette çok güç ama çevrenin sevgisi o zorlu yolları katlanabilir kılıyor.
1000Kitap
LösemiliydimDoğan Ülkü Dadaşoğlu · Luna Yayınları · 20246 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 82. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:14
Gece Yarısı Treni - Matt Haig Wilbur ve Maggie balayı için Viyana'yı seçmiş yeni evli çifttir. Kitapta onlara bir bölüm bakarken elli iki yıl sonrasına gidiyoruz .Wilbur aradan gecen zamanda ölür ve kendini gece yarısı kalkan bir trende zaman yolculuğunda bulur. Gece Yarısı Treni, Matt Haig'in insanın hayat yolculuğuna, pişmanlıklarına ve yeniden başlamanın mümkün olup olmadığına dair sıcacık bir hikâyesi. Wilbur'un çocukluğundan başlayıp yaşlılığına uzanan serüvenini okurken sanki bir insanın tüm hayatına tanıklık ediyoruz. Özellikle Wilbur'un hayata tutunma çabası, kendi yolunu bulması ve sonunda Maggie ile kurduğu sevgi dolu evlilik çok etkileyiciydi. Maggie, Wilbur'un hayatında sadece bir eş değil, aynı zamanda onun en büyük destekçisi ve huzur bulduğu liman oluyor. İkili arasındaki sevgi gösterişli değil; aksine küçük anlarla, sadakatle ve birlikte büyüyen bir bağla okuyucunun kalbine dokunuyor. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri de Wilbur'un açtığı küçük kitapçı dükkânının zamanla bir kitapçı zincirine dönüşmesi oldu. Çünkü bu başarı sadece ticari bir kazanç değil, kitaplara ve insanlara duyulan sevginin bir sonucu. Wilbur'un kitaplarla kurduğu bağ, aslında kendi hayatını da yeniden inşa etmesinin bir simgesi gibi. Matt Haig, bu romanda bize hayatın mükemmel olmak zorunda olmadığını, bazen kırık parçaların bile güzel bir hikâye oluşturabileceğini hatırlatıyor. Gece Yarısı Treni, hüzünle umudu, kayıplarla yeni başlangıçları bir araya getiren; insanın içine işleyen, sıcacık ve düşündürücü bir roman. Son sayfayı kapattığınızda Wilbur'un yolculuğundan bir parçayı mutlaka kendi hayatınızda buluyorsunuz.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026339 okunma
Reklam
Reklam