Ya kader yüzümüze gülmezse? Ya onu bir daha göremezsem? Onun öyle gitmesine seyirci kalmak akılsızlık değil miydi? Alt tarafı bir tokalaşmıştık ve sonra hayatım, mutluluğum, belki de geri dönmemek üzere uzaklaşmıştı. Ve ben de durup sakin sakin bakmıştım!
Bir başkası olsa, derler ya, ``içini döktüğü için`` rahatlardı... Ben rahatlamadım! Öfkeliydim, kendime karşı öfkeliydim. Bana hep böyle olur. Kelimelerim tadını unutacak kadar uzun süre susarım ve birden bent yıkılır, içimde ne varsa, tuttuğum ne varsa boşaltırım, bitmez tükenmez bir gevezelik başlar; daha çenemi kapamadan pişman olmuşumdur bile.