MÖ III. yüzyıl ile II. yüzyıllar arasında Roma'daki Yunanların sayısı ve onlarla birlikte Yunan sanat eserlerinin ve kitaplarının sayısı artar. Plautus, Curculio'da Roma sokaklarında dolanan Yunan hocalarını şöyle tasvir eder: "Başları kapalı, kollarında kitaplar ve küçük sepetlerle dolaşan, durup kaçak köleler gibi aralarında konuşan, insanın karşısında dikilip yolunu kesen, yürürken bilgiçlik taslayan bu Yunanlar.."
(...) Yunan hocaların sayısının giderek artmasıyla Romalılar Yunan eğitim kurumlarını ve filozofların pedagoji kuramlarını da incelemeye başlarlar. Bu incelemelerin izlerini görebileceğimiz Cicero'nun Devlet Üzerine eserinin bir bölümünde, Polybios'un Roma'nın eğitim alanındaki kurumlarının ne kadar özensiz olduğunu beyan eder. En eski dönemlerde Romalılar eğitimin herkes için eşit olmamasını ve yasalarla belirlenmemesini tercih ederdi. Aslında Romalıların örnek almak istediği, Yunanların somut eğitim kurumlarından çok Platon ve Aristoteles başta olmak üzere filozfların teorileridir.