barış Çiçek

geceye mülteciyim sessizliğinde bir yanım sarp uçurum hasretin ölüm ah ölüm korkular içimde bitimsiz sanrı dilimde pas tutmuş isli bir şarkı gözlerime tüneyen zehir zemberek gidişler
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
telkin et beni bu aşka ya da bırak kirpiklerin parçalasın sinemi suyun kudretine ekmeğin bereketine ateşin hükmüne yemin ettim toprağı deşen bilge karıncalara peygamberi gizleyen örümceğe özendim kanatlandım yedi iklimin üstüne güvercin gibi yetmedi aşk biraz t’uzaktı gözlerimin zembilinden düşen ağrı bu yüzden sesim içime aktı irkildim hasretin sancısı yüreğimde sızlayan bir düş sonu belirsiz bekleyişlerin iç çekişleriyle kudurdu işte Marmara dudaklarının değdiği bir çay bardağında hüznü yudumlarken ahvalim cehennem yokluğun talan Anla h’iç çekiyorum adının geçtiği her mısra da sanki dünya yıkılmış da bir tek sen kalmışsın göğüs boşluğumda çürüyor dilimde sana dökülen her sözcük yutkunamıyorum artık bu özlemi ah yar çek yüreğimin pimini tavan arasına sıkıştırılmış köhne bir eşya gibiyim bu dünya da