Özellikle ilk zamanlarda insan kendi duygularına erişimini kaybedebilir. Travmatik olayların yan etkilerinden biridir bu durum. "Başka biri böyle bir şey yaşasa neye üzülürdü?" gibi bir soru burada bize yardımcı olabilir.
Üstelik kırık kurabiye sendromu sadece karşımıza ağlama krizleri ile çıkmaz. Bazen kaygı bozukluğu, takıntılar, depresyon, panik atak gibi psikolojik rahatsızlıklar şeklinde de kendini gösterebilir. Bazen de fiziksel rahatsızlıklar şeklinde çıkabilir, geçmeyen bedensel ağrılar, mide rahatsızlıkları, cilt rahatsızlıkları görülür. Hepsi o dertleri içinde taşımanın bedelidir. Süre uzadıkça bedel de artar.
Sadece hayatın hızlıca sorumluluklar yüklemesinden değil; bazen de kişinin hep güçlü olmak zorunda hissetmesi, acıyı hissetmekten kaçınması, gerçeği kabullenmekte zorlanması gibi sebeplerden acı zamanında yaşanmaz. Böyle olunca o acı içeride bir yerlerde birikmeye devam eder. Bazen bu süreç onyıllar sürebilir. Ancak böyle uzun sürdüğü durumlarda kişinin hayat kalitesi ciddi anlamda düşer, ilişkileri olumsuz etkilenir ve hatta bazı durumlarda fiziksel sağlığı bile bozulabilir.
Ayrıca gün içerisinde canımı sıkan bazı durumlar olduğunda günün sonunda bunların üzerine düşünürüm ve analiz ederim. "Acaba neden üzüldüm, neden kızdım?" diye sorarım kendinse. Bu tür analizlerimi, sonrasında benzer bir olay yaşarsam hazırlıklı olayım diye telefonumdaki not defterime "Kendime Notlar" diye kaydederim.