Sare Dilara

Surede görebildiğimiz kadarıyla Hz. Yakub, günümüz ebeveynleri gibi "Ben nerede hata yaptım da bu çocuklar böyle oldu?" demiyor. Bu düşünce kendimizi küçük tanrıcıklar gibi görmemizden kaynaklanıyor. Her şey bizim elimizde değil ki. Her insanın bir mizacı var, kader var, getirilen bir altyapı var.
Sayfa 164·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Engin Geçtan İnsan Olmak isimli kıymetli eserinde hayatını kendisi için hiçbir şey yapmadan, sadece etrafındakiler için harcayıp bitiren insanlardan bahsederken, "Bu tipler için hepimiz 'çok iyi birisi' deriz başka ne özelliği var diye sorsalar söyleyecek hiçbir şey bulamayız." der. Niçin? Çünkü bu kimselerin hayatı hep başkalarını memnun etmekle geçmiştir. Hiçbir meziyet edinmeden hayatını bu şekilde geçirenler kalabalık bir güruhtur.
Sayfa 140·Kitabı okudu
Yüce Rabbimiz bizi asla böyle değerlendirmiyor. Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir: Biz sonuçtan değil, süreçten sorumluyuz. Söz konusu tebliğ olunca biz ikna etmekle değil, duyurmakla mükellefiz. Sonucu Allah ister yaratır ister yaratmaz. İnsan ister iman eder ister etmez. Biz doğruyu söyleyip söylemediğimizden sorumluyuz.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Gerçekten bir insanın sadece yüz ifadesi bile salih bir Müslüman olduğunu etrafına hissettirebilir. Allahu Teala Fetih Suresi'nin 29. ayetinde müminlerden bahseder ve onları, "Yüzlerinde secde izi vardır." diyerek tanımlar.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Bugününü dün için vahlanarak, gelecek için olmayacak hayaller kurarak geçirme; günü çok iyi değerlendir. Tasavvufta bunun adı "ibnü'l vakt" olmaktır.
Sayfa 120·Kitabı okudu