İçimizde üç farklı benlik hali var. Birincisi "öz saygısı düşük ben", ikincisi bizi küçümseyen "eleştirel ben" ve üçüncüsü bizi seven "sevgi dolu ben".
Bir gecede gerçekleşen bir mucize hayal edin: Bir sabah uyanıp da öz saygınızı tamamen geri kazandığınızı görseniz ne olur? Kendine sevgisi ve saygısı olan, sıcak bir insan olduğunuzu hayal edin. Özgüveniniz arttı, kendi muhakeme yeteneğinize güveniyorsunuz ve başkalarına karşı düşüncelisiniz. Şafak söktüğünde, neleri bir önceki günden farklı yapardınız?
Özsaygı bir ev gibidir. Gerçekliğimiz ne kadar sert olursa olsun, rahat bir evimiz varsa buna dayanabiliriz. Bu benzetmede, zihne saldıran pek çok eleştiri ve kötü dış etkeni, kötü hava koşulları temsil eder. Söz konusu unsurlardan güvenle korunmak ve hem zihni hem de bedeni sakin tutabilmek için güçlü bir öz saygı gerekir.
Gelecekteki kaygılara veya geçmişteki pişmanlıklara kaçma eğilimindeyiz. Bunu önlemek için düşüncelerimizi yazmalıyız. Şimdi bir kağıt alın ve şunu yazın: " Şu anda, burada ne istiyorum?" Sonra cevabı arayın. Cevabı hemen bulamayabilirsiniz ancak birkaç kez dikkatiniz dağılsa bile soruya dönmeye devam edin.
Hayatınızla ilgili kararları kendiniz verin. Hayatınızda karar verici pozisyonda olmak hem güç hem de sorumluluk getirir. Tavsiye ararken ise söze, "Sonuçta bu benim kararım ama sizin de fikrinizi almak isterim." diye başlayın.