Ahlâk, benim diğer insanlarla olan ilişkilerimin simetrisiyle ilgilidir;onun sıfır seviye kuralı 'benim sana yapmamı istemediğin şeyi bana yapma' demektir;etikse,tersine,benim kendimle tutarlılığımla,kendi arzuma bağlılığımla ilgilenir.
Doğru , evrensel değildir. Her durumun kendi doğrusu vardır.Gerçek anlamda evrensel bakış açısı asil gaye değil yakınmadır.Bizi birleştiren şey insani değerlere veya yüksek gayelere olan bağlılığımız değil ,dünyanın her yerde berbat olduğu gerçeğidir.
Starbucks sizi bir tüketici kılıyor. Vicdan azabı çekmeyen bir tüketici! Çünkü tüketicilikle savaşacak karşı tedbirin bedeli,ürünün bedeline dahil edilmiş durumda(Evet bizim kapuçinomuz diğerlerinden daha pahali ama biz gelirimizin %1 ini afrikali,guetamalali çocuklara veriyoruz çünkü çocuklar orda ölüyor ve siz yardim ediyorsunuz kötü hissetmeyin diye)
Ne yaparsan yap, ben bir liberalim.Farklı tatminsizlik biçimlerimiz var. Dışarıda bırakılanlar var. Afrikanın ortasında Fildişi Sahilleri'nde dünyanın en büyük gettosu var. Görünmez insanlar var. Görünmez koca ülkeler! Sürekli savaş, yerel savaş tanrıları...Ama dünya ekonomisiyle mükemmelen bütünleşmiş. Bu yüzden insani yardım fikrinden tiksinirim. Fakirleri bir yerde tutmak, kendini iyi hissetmek içindir. Çevre de öyle. Büyük soruları sormak yerine terörize ediliyoruz. Aman ,bütün gazeteleri ayırdınız mı? Kola kutularını geri dönüşüme soktunuz mu ? Ama kimse Kanada'nin nasıl petrol çıkardığını sormaz.