Dünyaya gelmek, bir saldırıya uğramaktır. Doğan bebek, havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. Açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir.
George Bernand Shaw'un "Aşk, insanın bir başka insanla arasındaki farkı abarttığı hevesli bir süreçten başka bir şey değildir" özdeyişini doğrulayan bir düşünceydi bu.
His, öznel bir deneyimdir;ancak ruh, bazı kimselere göre gözlemlenebilir bir şeydir. Buna göre ruh, insanın yüz hatlarına kendini kazır, davranışlarına damgasını vurur.