O zaman aklıma şu geldi: Ya henüz bilmediğim bir şey varsa? Cahillik de aynen böyledir. Gerçi, cehalet hep aynı şeyin; bilmediği bir şey varsa, onun saçma olduğunu söyler ya.
Kalbim çok şey öğrendi ve yaşadı. Ve bu sayede bilgeliği, deliliği ve akıllı olmayı öğrendim. Fakat anladım ki, bu da çok güç bir iş. Çünkü bilgeliğin olduğu yerde çok fazla üzüntü var. Çok öğrenmek isteyen kişi, çok acı çekmek zorunda.
Ve şuna inanıyorum ki, neyin iyi ya da zorunlu olduğuna karar verecek olan, ne hakimler ne insanların söz ve davranışları, ne de ilerlemedir; bu kararı verecek olan sadece benim yüreğimdir.