Beni birkaç kişinin sözüyle tanımayın. Beni tanımak zamanını alır. Kafadan biraz iyi değilimdir. Ben böyle mutluyum. Beni bozamaz kimse. Takipten çıkacaksanız , engelleyeceksiniz bana gelmeyin. Bir daha bu kapı açılmaz .
“Parıldamayı öğretiyor bütün meşalelere,
Bir Habeş’in kulağındaki pırlanta gibi.
Asılmış gecenin yanağına sanki,
El sürülmeyecek kadar güzel,
Dünyaya fazla gelen değerli bir taş bu.
Akranlarından çok değişik ve başka,
Ak bir güvercin kargalar arasında.
Gönlüm hiç sevdi mi şimdiye dek?
Sevdiyse, yalanlayın gözlerim.
Görmedim çünkü bu güne dek gerçek güzelliği... ”
Sahra:Korkmuyor musun?
Erva:Bana verdiğin bir kitapta ne yaziyordu biliyor musun? "İnsan sadede yaptıklarından pisman olmalı, yapamadıklarindan değil."Ben attığım hiç bir adımdan pişmanlık duymuyorum. Duymayacağımda. Sonunda üzülsem bile bu hep böyle olacak.Çünkü , yapamadığın cesaret edemediğin her hayalin ömür boyu pesinden gelir.Ve her tökezlediğinde,mutsuz olduğunda o hayal senin acaban olur.O acabalar zamanla"keskelere" dönüşür.Yani ben de yapamadıklarımdan pişman duymaktansa , yaptıklarımdan pişman olmayı tercih ederim.