"Mustafa"yı, "Kemal"i, "Gazi"yı ve "Atatürk"ü tafsilatıyla inci gibi işlemiş, İlber Ortaylı. Tam bir entelektüel kitabı. Gereksiz ya da ihtilafa düşürecek sözler yok kitapta.
İlber Ortaylı kitapta dört kişiyi anlatmış sanki. O dört kişi kurucu bir lider olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Mustafa'yı anlatırken dönemi, dönemin şartlarını ve Mustafa'nın ailesini anlatmış. Kemal'i anlatırken eğitim hayatını, Osmanlı topraklarındaki durumu, Şam'ı, Balkanları, Trablusgarp'ı, Sofya'yı... Samsun'a çıkışı, Amasya Genelgesi'ni, Erzurum Kongresi'ni, Sivas Kongresi'ni, Temsil Heyeti'ni, İstanbul Hükümeti ile çekişmesini, Ankara'ya gidişini ve TBMM'yi açışını, İnönü Savaşları'nı ve dünyanın en uzun meydan muharebesi olan Sakarya'yı... Sade bir üslup, anlaşılır bir dille aktarmış. Gazi'yi anlatırken Dumlupınar'ı (30 Ağustos), İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunu, "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" mottosuyla Mudanya'ya gidişi, oradan Lozan'a uzanan Tam Bağımsız Türkiye hareketini, 28 Ekim günü "Efendiler! Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!" sözündeki ulusal egemenlik ateşini, isyanları, suikast girişimlerini, çeşitli inkılap ve devrimleri, ulusal kalkınmayı, eğitim ve kültürde atılımları, iktisadi gelişim için yapılan çalışmaları, ülkenin dört bir yanının mamur edilmesini seriyor gözler önüne. Atatürk'ü anlatırken dünya barışına sağlanan katkıları, Hatay Meselesini, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni, çeşitli pakt ve antantlara üye olunarak sınır ve komşu güvenlikleri için çalışıldığını, Atatürk'ün ülke meseleleri ile ilgilenişlerini, son nefesine dek ülkesi için çırpınış ve çabalarını sıralıyor. Ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının aslında dört farklı dönemi, dört farklı insanı, bir vücutta toprağa emanet edişini ve bütün dünyanın bu vefat neticesinde yaslar ilan ettiğini hüzünlü