Sümeyya Badur

Sümeyya Badur
Açılmayan bir kitap gibiyim. Küskün ve biçâre.
Yaşam, biz nasıl görüyorsak öyle. Tarlası onun için her şey olan bir çiftçi için tarla bir imparatorluk. İmparatorluk alanını yetersiz bulan Sezar için, imparatorluk arazisi kadar küçük. Fakir adamın bir imparatorluğu varken, büyük adamın bir tarlası var. Gerçekten sahip olduklarımız duyularımız. Algılanan olgular yerine her şey algılar içinde ve biz yaşam gerçeğini buna dayandırıyoruz.
Sayfa 105·Kitabı okudu
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Her zaman anda yaşarım. Geleceği bilmem ve artık geçmişim yok. Birincisi bana her şeyin olasılığı, ikincisi hiçbir şeyin gerçeği olarak baskı yapar. Umutlarım ve özlemim yok. Yaşamımın bugüne dek ne olduğunu bilerek sıkça ve tamamen isteklerimin tam aksi olan tahminde bulunduklarımın, istediklerimin dışında bir şeylerin, dışarıdan hatta kendi isteğim yoluyla gerçekleşeceğinden başka, yarın ki yaşamım için ne tahminde bulunabilirim ki? Boş yere tekrarlanmayı isteyebileceğim, geçmişimden, bir anım yok. Ben kendi kalıntımdan veya imgemden fazlası olmadım. Geçmişim beceremediklerimden oluşuyor. O zamanki duygularımı bile özlemiyorum çünkü hissetmek o anı gerektirir o an geçince sayfa çevrilir öykü sürer, başka şeyler anlatılır.
Sayfa 104·Kitabı okudu
1000Kitap
Yaşamak, başkası olmaktır. İnsan her gün aynı şeyleri hissedemez eğer, bir kişinin bugün hissettikleri dünkülerle aynıysa, bu hissetmek değildir. Bugün, dün hissettiklerini anımsamaktır. Dün yaşanan ve yok olanın, bugünkü yaşayan cesedi olmaktır.
Sayfa 99·Kitabı okudu
1000Kitap
Bana ait olmayan izlenimleri yaşıyorum. Reddedişlerimle tükeniyorum. Kendim olduğum yolda bir başkasıyım.
Sayfa 99·Kitabı okudu
1000Kitap
Duygularımın yoğunluğu, onların farkında olmamın yoğunluğundan her zaman az olmuştur.
Sayfa 98·Kitabı okudu
1000Kitap