Etrafında sadece tuhaflıklar vardır, fakat onlarla iki üç yıl öyle ya da böyle yaşıyorsun ve sonra bir de bakıyorsun ki artık sen de bir tuhafsın. Makûs kader.
Eğer çok param olsaydı dönümlerce orman satın alırdım. Etrafına bir duvar örer, içinde sanki başka bir zamandaymış gibi yaşardım. Belki orada benimle yaşayacak birini daha bulurdum. Şimdiki zamana ait hiçbir şeyden söz etmeyeceğine söz verecek birini.
İnsan istediği şeye inanmaya çalışsa da bu hiçbir zaman işe yaramıyordu. Sonuç hoşuna gitse de gitmese de, sonunda neye inanacağına beynin ve kalbin karar veriyordu.