"Neden insan, kendisine yalan söyleyenlerin peşinden gitmeye bu kadar heveslidir de, yüzüne çıplak gerçeği vuranları bir kalemde silip atar? Duymak istediğimiz masallar, bizi hakikatten daha mı çok mutlu ediyor?"
"İçimizdeki tüm o fırtınaları, hayal kırıklıklarını ve kırgınlıkları tek bir tebessümün arkasına saklamayı ne zaman bu kadar iyi öğrendik? Bu olgunlaşmak mıdır, yoksa ruhun sessizce teslim olması mı?"
Günümüzde, yaşadığımız hayatları süsleyip püslüyor, dışarıdan nasıl göründüğümüz uğruna bütün gerçeklerimizi parlatıyoruz. Televizyon olsun, sosyal medya olsun fark etmez, bizi ekrandan izleyen yabancılar bizi tanıdıklarını farz ediyorlar. Artık kimse gerçekle ilgilenmiyor, kimse gerçeği "beğenmek," "paylaşmak" ya da "takip etmek" istemiyor. Bunu anlayabiliyorum ama böyle hayal ürünü hayatlar yaşamak tehlikeli olabilir.