”Korkunun çocuklarısınız, sizler dini de daimi bir korku, titreme, şikayet ve devamlı bir şeyler dileme olarak algılıyorsunuz. Sizler ruhen de Yaradan'ın gerçek çocukları olsaydınız, hayatın yaratıcısı olur, yükselirdiniz.”
”Halkın alt kesimlerinin hayatı, maneviyatı, karakteri ve refahı adeta kaderine terk edilmiştir. Sanki bu kimseyi ilgilendirmiyormuş gibidir. Sanki ebedi olarak, 'Bırak bildikleri gibi yaşasınlar. Herhangi bir iyi gelişme olursa şükretsinler. Eğer kötü bir şey yaşanırsa da sabretsinler,' diye bir karar alınmıştır.”