Düşüncelerimiz, özellikle de olumsuz düşüncelerimiz, kendimize yapıştırdığımız acımasız etiketlerden oluşur. Terapide bu, düşünceyle araya mesafe koyup onu değerlendirerek ele alınır. ACT uygulamalarında ise bu düşüncenin bizim işimize yarayıp yaramadığına, bir faydası olup olmadığına bakılır. Kitapta diyor ki, aslında kendimize yapıştırdığımız bu etiketler-olumsuz düşünceler- reçel kavanozunun üzerindeki etiketlere benzetilebilir. Bir reçel kavanozundaki etiket, reçelin kendisi değildir. Düşüncelerimiz de tanımlardan başka bir şey değildir, bu düşüncelerin, duyguların, davranışların sahibi olan kişiyi tanımlayamaz,
aynı şey değildir. Gerçeğin Tokadı