Boyaları hep dökülmüş
Ama o mavisi var ya
Görene anlatıyor hikayesini
Beyaz bir taş ev hayal et
Mavi çerçeveleri ile
Sanki içindekiler hep mutlu olsun diye yapılmış,
Hah işte tam öyle bir evden geliyor belli
İçinde buzuki sesinin eksik olmadığı
Uzonun katıksız içildiği
Sabah güneşini ve de meltemini,
Tabi geceden açık bırakıldıysa,
İçeri buyur eden
Cennette yeni bir gün dedirten
Mavi pencereli beyaz bir ev
Kos’tan var her daim feribot buraya da
Bu mağrur, camsız çerçeve nasıl geldi buraya?
Orasını anlatmıyor hikayesinin,
Dimdik ayakta hala, gururlu belli
Belki kendi tragedyasının
Sessiz, canlı ve camlı tanığıydı
Belki de mağrur ama madur kahramanı
Belki Euripides’in Medeası gibi
Ateşten bir araba bıraktı onu Bodrum’a
Belki de hikayesini hiç anlatmak istemedi
İskeletlerini tutarak bağrında
Kara, ağır perdeler ile
Belki de hiç izin vermedi güneşe
Ve de sabah meltemine