Çıkılamayan yollar,
Devam edilemeyen yollar,
Sonuna varamadan geri dönülen yollar...
Bir de;
Sonuna gelip kapısında yabancı kaldığın yollar.
Sonuna gelip başladığın kişiyi orada bıraktığın yollar.
Sonuna gelip varman gereken yere ulaşamadığını fark ettiğin yollar.
Sonuna gelip aslında hiç yürümemiş olduğunu fark ettiğin yollar.
Ve
Sonuna gelip geri dönmeye bile derman bulamadığın yollar...
Peki ya;
Sonuna gelip yeni bir yol daha değil, yeni bir sen bulduğun yollar?
Bu gece yolun hangisi Cer? Kimden sıkıldın? Neye kafan attı ya da neye kafa atmak istedin?
Hepsini şimdi bırak bir kenara.
Herkesi şimdi bırak.
Bu bir özşefkat iletisi olsun, merak etme kimse buraya kadar okumayacak :)
Seni seviyorum. Tüm eksikliklerinle, tüm aksiliklerinle, tüm kırılganlıklarınla; sana rağmen. Biliyorum, söylemesen de sen de beni seviyorsun. Ağladığımda da, güldüğümde de; dans ederken de, gitarımı çalıp şarkımı söylerken de, içime kapanıp okurken de, yazarken de; biliyorum bana bayılıyorsun.
Hangi yoldan gidersen git, hangi yola itilirsen itil bana çıkacaksın. Ben senin sığındığın liman, kürkçü dükkanın, ana kucağınım. Her zaman öyle olamadım ama 35'inde, tam da bu devrimizde sana söz; hep yanında, arkanda, oranda buranda olacağım :)
Seni küçük (!) manyak.