Giriş: Unutulmuş Bir Ruhsal Klasik
Hermetika, Tot’a atfedilen bir yazılar bütünüdür. Tot,
eski Mısır’da bilgeliğinden dolayı tanrıya dönüştüğü söylenen efsanevi bir ermiş kişidir. Mısır’da en azından M.Ö. 3000 yıllarından beri kutsanmış olan Tot, kutsal yazı sayılan hiyeroglifi icat ettiğinin düşünülmesiyle saygınlık kazanmıştır ve ibis -Mısır gibi sıcak ülkelerde yaşayan ince, uzun ve ucu kıvrık bir gagası olan bir cins turna kuşu başlı bir yazıcı olarak çizilen bu figürü birçok tapınaklarda ve mezarlarda görmek mümkündür. O, tanrıların mesajlarının taşıyıcısı ve bütün insanların yaptıkları işlerin yazıcısıdır. Tanrı Osiris’in ölüm sonrasına ait sarayında bulunan Büyük Yargı Salonu’nda, ölmüş kişilerin ruhsal bilgi ve saflık kazanmış olup olmadıklarına ve bunun sonunda gökyüzünde tanrıların katında bir yeri hak edip etmediklerine Tot karar verir. Astronomi, mimari, geometri, tıp ve din konularında her türlü bilgiyi Tot’un indirmiş olduğu söylenir ve eski Yunanlılar tarafından piramitlerin mimarı olduğuna inanılır. Mısırlıların bilgi ve ruhsallığı karşısında huşu duyan Yunanlılar, Tot’u, tanrıların habercisi ve ölüler ülkesinde ruhların yol göstericisi olan kendi tanrıları Hermes’in kimliğinde görmüşlerdir.
Mısırlı Hermes’i kendi tanrılarından ayırt etmek istediklerinde, onun üstün bilgeliğini ululamak için “Üç Kere Yüce” anlamında “Trismegistus” unvanını vermişlerdir.
Ona atfedilen kitaplar bütünüyle ‘Hermetika’ adıyla tanınır olmuştur. Hermetika batı kültüründe bir temel taşıdır. Özü ve önemi itibarıyla Upanişadlar, Dhammapada ve Tao Te Ching gibi Doğu’nun tanınmış kutsal kitaplarıyla aynı düzeydedir. Ancak, günümüzde kolaylıkla bulunabilen ve geniş bir çevrede okunan bu metinlerin aksine, Hermes’in eserleri, akademik çeviriler, Hıristiyanlık önyargısı ve okült