Fakat -Tanrı- susuyordu. Yeryüzünde ve gökyüzünde ve hatta süzülen bulutlarda Tanrı'nın suskunluğundan daha korkunç bir şey yoktur. Tanrı sustuğunda, zaman durur, ışıklar söner, gündüz geceden ayırt edilmez ve hem bu dünyada hem de öte dünyada yaratılışta olduğu gibi bir boşluk, bir sessizlik hakim olur.
Fakat umutla başlarını göğe çevirdiklerinde bulutların bir tabutun kapağı gibi simsiyah olduğunu gördüler, karanlık da tehdidini hâlâ sürdürüyordu. İşte o anda yine çok korktular ve sessizlik ölü bedeni saran bir kefen misali buz gibi sardı etraflarını.