Öğretmenlik böyle bir şey. Sabrede sabrede derviş oluyoruz. Dervişlerin yolu ilim yoluymuş. İlim kapısından bir kere girdin mi çıkılmazmış. Gençler haklı galiba. Okul dediğin hapishane gibi bir şey. Bir kere girdin mi çıkamıyorsun. Her tenefüs koridorda volta atıyorsun. Askerlik de diyebiliriz. Nöbet tutuyorsun, gün sayıyorsun.
Şaka şaka. Okul aslında çiçek bahçesi; laleler, sümbüller, karanfiller, biz de bahçıvan. Yok yok, aslan terbiyecisi.
Belki de unutulmak en kötüsü.
Yalnız kaldığımda bir yerlerde birinin beni düşündüğünü hayal edebilirim hep.
Terk edildiğimde özlendiğimi, o kişinin yaptığından pişman olduğunu hayal edebilirim.
Unutulduğumda ise hayal edecek hiçbir şey bulamam.
Sanki bu dünyada hiç var olmamışım gibi...
"Tüylerin ne kadar güzel!" cümlesini duyabilmek için yine de başkalarına ihtiyacı olan bir kuşum, yalnız kalamamaktan korktuğu kadar yalnız kalmaktan da korkan bir kuşum.