"....Böylece terapinin amacı; kişinin dünyayı daha açık ve daha iyi bir biçimde algılaması ve anlamasıyla, dünyadaki yerini bilmesi olarak tarif edilir. Bu amacı gerçekleştirmeye giden yol, kişinin "karşılanmamış ihtiyaçlar"ından geçer. Burada gerçek dünyanın ihtiyaçlarından değil bizatihi arzudan söz ediyoruz. Yerine getirilmemiş arzular, yani sözüm ona ihtiyaçların, kişinin dünya algısını bozduğu ve gerçeklikle temas kurmasını engellediği düşünülür."
"...çünkü biliyoruz ki en öldürücü silahlar ve görece en yüksek yaşam standardını sunan ağır endüstri bile dinsel fanatizmin yaydığı ruhsal enfenksiyonu kontrol altında tutmaya yetmez."
"...politik gruplar ne kadar büyük olursa, o kadar kararsız ve değişken olurlar. Kitleler, tek tek bireylerde varolması mümkün olan içgörü ve düşünme yeteneğini ezip geçerler."