Hz. Peygamber’in tebliğ mücadelesine atıf yapan bu ayetler, evrensel bir hakikatin de altını çizer: İnanmak, istemeyene hiçbir delil yeterli değildir. Mesele delilin yahut argümanın ikna ediciliği değil, karşı tarafın aklını ve kalbini hakikate kapatmış olmasıdır.
Hikmeti kavramadan hüküm vermek, aklın bir skandalıdır. Bugün İslam dünyasının temel sorunlarından biri de burada yatıyor: Hayatımızda çok fazla hüküm var falat o kadar az hikmet var. Hükümler vererek hayatı birtakım mühendislik kurallarına bağlamak ve böylece her şeyi kontrol altına almaya çalışmak bize zihni bir konfor getirebilir fakat hakikati ve gerçekliği büsbütün ıskalamamıza da neden olabilir.
İmam Gazali şöyle der: Bil ki akıl ancak din ile hidayete erebilir. Din de ancak akıl ile açıklık kazanıp anlaşılır hale gelebilir. Akıl temel, din de bina gibidir. Bina olmadığında temel bir işe yaramaz. Temel olmadığında da bina sağlam olmaz.