Şu koca evrende, milyonlarca ibret ve hikmet çevresini kuşatmışken, bir damlacık sudan yaratılmış insanın ‘Sen benim kim olduğumu biliyor musun?’ Cümlesiyle söze başlaması be kadar boş ve abestir. Oysaki mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez zanneden insanlarla doludur.
İnsanı anlamlandıran şey kalpteki hisler ve zihinlerdeki kelimeler olduğuna göre insan severek, erdemlerini çoğaltarak veya çok okuyarak ömrünü fiziken değilse de keyfiyet itibariyle uzatabilir. Kalbinde üç erdemle yaşayan insanın otuz erdemle yaşayana oranla, zihninde beş yüz kelimeyle yaşayanın beş bin kelimeyle yaşayana oranla hayatı anlamlandırma, anlama, lezzet alma, hissetme bakımından daha sığ kalacağı veya tersinden söylersek erdemli olanın, çok okuyanın diğerine nazaran hayatı on kat fazla yaşamış olacağı aşikardır.