Ünlü çocuk psikoloğu Jean Piaget'nin çocuklar hakkında ortaya çıkardığı en önemli gerçeklerden biri, çocukların o anda yaşadıkları duygulan aşırı genelledikleridir. Başlarına iyi bir şey geldiğinde tüm dünya onlara iyi görünmektedir. Başlarına kötü bir şey geldiğinde ise dünya tamamen kötü bir yere dönüşmektedir. Piaget bu fenomeni benmerkezci doğrudanlık (egocentric immediacy) olarak adlandırmaktadır.
Ancak Piaget'nin üstünde durmadığı nokta, aynı tepki kalıplarının yetişkinlerin düşünce şekillerinde de var olduğudur. Herkesin günlük yaşamdaki iniş ve çıkışlara uzun vadeli bir perspektiften bakmayı başaramadıklarını söylemek pek de yanlış olmaz. Anlık (duygusal) tepkilerin gücü göz önüne alındığında olup biten her şeye doğru perspektiften bakabilmek pek kolay bir şey değildir.
Demokrasinin etkin bir yönetim biçimi olması için bu şekilde yönetildiği varsayılan halkın, ulusal ve uluslararası olaylar hakkında geniş bilgi sahibi olması ve bu olaylar hakkında bağımsız ve eleştirel düşünebilmesi gerekmektedir.
Eğer vatandaşların çoğunluğu ulusal basındaki yanlılığı fark edemiyorsa, ideoloji, eğilim ve çarpıtılmış gerçekliği saptayamıyorsa, propagandaya maruz kaldıklarında bunu fark edemiyorsa o zaman medyada verilen mesajlardan hangilerinin desteklenmesi, dengelenmesi ya da tamamen devre dışı bırakılması gerektiğine karar veremezler.
Manipülatörler, rakiplerini savunma durumuna koymanın iyi bir yöntem olduğunu bilirler. Rakibi kendilerini suçladığından daha kötü bir şeyle suçlayarak durumu kurtarmak isteyebilirler. "Beni pasaklı olmakla suçlamaya nasıl cesaret edersin? En son ne zaman duş aldın?"