searching

searching
@searching
“Devletlere verilen her kredi onların dermanını keser ve haklarını sorgulamaya iter. Devletlere verilen krediler başlarının üstündeki Demokles’in Kılıçları gibidir. Ancak devletler bu borçları bir kereye mahsus vergi toplayarak ödemek yerine yeniden kredi almak yolunu kolay bulurlar. Yabancı krediler devletler için sülük gibidir. Bu sülükler ya kendilerinden devletlerin üstünden düşerler ya da devletlerin bunları koparıp atmaları gerekir. Ancak Yahudi olmayan devletler bu sülükleri atmak yerine yeni sülükleri üstlerine alırlar ve kan kaybından kaybolup gitmeye mahkûmdurlar.” Protokol 20’den alıntı
Siyaset
Reklam
Kongre üyelerimiz “yandaş medya” güdümünde bir ortamda hizmet vermekte, medyanın takdirini almaktan hoşlanırken medya tarafından küçük düşürülmekten korkmaktadırlar. Eğer bir politikacı halkın gereksinimleri için ortaya çıkarsa medya onu tehlikeli bir radikal olarak etiketlerken, Yahudi amaçlarına hizmet eden politikacılar vatansever ve bilgili ekonomistler olarak medyaca göklere çıkarılmaktadırlar.
Siyaset
Amerikan İç Savaşı’ndan itibaren Rothschild sermayesi Amerikan finansal yönetimini ele geçirmeye çalışmaktadır. Amerikalıların “Wall Street” diye isimlendirdikleri yer Rothschild güç merkezidir. Bu merkezde Rothschild ailesinin istemediği hiç kimse yer alamaz hatta yapılanlara karşı çıkamaz. Öldürülen Abraham Lincoln dışında da buna cesaret eden bankacı, devlet adamı veya yetkili ortaya çıkmamıştır.
Siyaset
Bugün ABD’de para yönetimi Federal Rezerv Yasası çıktığından beri Rothschild ailesine aittir. Bu sistemde para basma ve ticari bankaların ellerindeki değerli kâğıtları ıskonto ile kırma yetkisi sadece Federal Rezerv bankalarına aittir. Bu korkunç sistem yaratılana dek birkaç suni panik dışında Amerika refah düzeyi artan bir ülke olarak yaşamıştır. Tarihimizde yaşadığımız en büyük üç mali kriz para yönetiminden kaynaklanmıştır. İşin acı tarafı seçimler de dâhil olmak üzere tüm Amerikan vatandaşları planlanmış bozguna adım adım taşınmıştır.
Siyaset
“Politikanın ahlakla ilgisi yoktur. Ahlaki değerlere sadık bir politikacı başarılı olamaz ve koltuğu hiçbir zaman sağlam değildir. İyi bir politikacının büyük hayalleri ve inandırma gücü olmalıdır. Dürüstlük ve samimiyet gibi geleneksel değerler politikada zayıflık olarak nitelendirilir çünkü bu değerler politikacıya en güçlü düşmanından bile daha fazla zarar verirler. Bu değerler Yahudi olmayanlar için geçerli olabilir ama bir ülkeyi yönetmek için yeterli değillerdir.” Protokol 1’den alıntı
Siyaset
Reklam