Ahmet Altan

Ahmet Altan
@searchingforwisdom
Felsefe-Psikoloji
üniversite
10 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
Büyük olasılıkla her zaman, insan hayatı hakkında bilimsel psikolojiden öğrendiğimizden çok daha fazla şeyi romanlardan öğreneceğiz. Bilim oluşturma yeterliliği bizim zihinsel niteliğimizin yalnızca bir boyutudur. Onu kullanabildiğimiz yerlerde kullanırız, şükür ki onunla sınırlı değiliz.
Felsefe-Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Descartes'ın sorununa dönersek, sorunun doğa bilimlerindeki bu gelişmelerden sonra çözümlenmemiş olarak olduğu yerde durduğunu görürüz. Açık seçik ve bariz bir gerçeği bile tam anlayabilmiş değiliz: Bizim eylemlerimiz özgürdür ve belirlenmemiştir. Bu eylemlerde "kışkırtıldığımız ya da eğilimli olduğumuz" şeyleri yapmak zorunda değiliz; kışkırtıldığımız ya da eğilimli olduğumuz şeyleri yapsak da yine de özgür bir seçim vardır işin içinde. Bu kadar irdeleme ve derin çözümlemeye rağmen, bana öyle geliyor ki, bu sorun yine de çözümsüz duruyor, hemen hemen Descartes'ın formüle ettiği biçimde. Niçin böyle?
Felsefe-Düşünce
Dil yetisinin başlangıç durumunu şaltere bağlı bir sabit şebeke olarak düşünebiliriz; şebeke dil ilkelerinden oluşurken, şalterler deneyimle belirlenecek seçeneklerdir. Şalterler belli bir şekilde ayarlandığında, Savahili dili, diğer türlü ayarlandığında ise Japonca ortaya çıkar. Mümkün olan her insan dili şalterlerin belli bir ayarlanışı, teknik terimlerle söylersek, parametrelerin belirlenmesi olarak saptanır.
Felsefe-Düşünce
Dil edinimi genel olarak organların büyümesine oldukça benzemektedir; çocuğun yaptığı bir şeyden ziyade, çocuğun başına gelen bir şeydir. Çevrenin önemli olmasına karşın, gelişimin temel seyri ve ortaya çıkan şeyin temel özellikleri, başlangıç durumu tarafından belirlenir. Ama başlangıç durumu insanlarda ortak olan bir niteliktir. Demek ki temel özellikleri bakımından, hatta en ince ayrıntısına kadar diller aynı hamurdan yoğrulmuştur.
Felsefe-Düşünce
Bilimcilerin görme sisteminden, bağışıklık sisteminden ya da dolaşım sisteminden bedenin organları olarak bahsetmeleri anlamında dil yetisi de bir "lisan organı" olarak görülebilir. Bu şekilde kavrandığında, bir organ bedenden ona zarar vermeden kopartılabilecek bir şey değildir. Daha karmaşık bir yapının alt sistemidir. Ayırıcı temel özellikleri ve etkileşimleri olan parçalan araştırarak tüm karmaşıklığı anlamayı umarız. Dil yetisine dair incelemeler de aynı şekilde ilerlemektedir.
Felsefe-Düşünce