Mutluluk yok ne sevdada, ne dostlukta. İnsanlar birbirlerini sevmiyorlar, işin aslıda bu. İlk gençliğimiz de uzaklardan gözlerimize görünen tutulmaz hayal, yaklaşınca uçup dağılan düşten başka bir şey değil. Yaşamak ölümü beklemek değil de nedir?
Acaba insanların başka girişleri yok muydu? Zekası ve akıl gücü bütün canlılardan üstün sanılan bir canlı türü, yalnızca bacak arasından mı açıktır dünyaya?
Okulda başarılı olmayan çocuklar aptal değillerdir. Okul, sevdiklerimle arama giren bir kurumdu. İnatçı sıpamla, çöp yarıştırdığım deremle, üstünde düşler kurduğum çimenlerle, ele geçirmek için planlar yaptığım güneşle ve annemle. Sevemedim sıralarda oturup, sınırları belirlenmiş alanlar içinde düşünüp konuşmayı. Alışamadım kitaplardaki yazıları ezberlemeye, başkalarının doğrularını kabullenmeye...