"Gerçekte zaman soyut değil, gözle görülür, biçimi olan bir şeydi. Yine de üst üste gelmiş resimlere bakarken olduğu gibi zamana da bir kuyunun derinliğine bakar gibi bakabiliyordu insan. Yukarıdan aşağıya, aydınlıktan karanlığa..."
"Kendimi yabancı bir dünyanın içinde çıplak hissettim. Üzerinde onun üstünde çullanmaya hazır bekleyen şahin kanatlarını bile bile, berrak bir havada dolaşan bir kuşun hissettikleriyle aynı şeyleri belki de."