Seçil Doğan

Seçil Doğan
@secildogan
psikolog
lisans
tarsus
Tarsus
15 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Ona olan aşkımı itiraf edeceğim. Çünkü bu kayıp hayat sayfasını kapatmam gerekiyor. Çünkü bedeni iyileştirmek için önce yüreği iyileştirmek gerekiyor. Ya hep ya hiç…
Sayfa 38 - #ibrahimdurmaz #geçmişinparmakizleri #evrenselkültüryayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Sonuna nokta koyduğum her cümle acı veriyor. Belki de yenilemek gerekiyor cümleleri, yeni düşünceler, yeni umutlar ve tutunacak dallar. Belki de bazı güzel şeylerin gerçekleşmesi için bazen kötü şeylerin yaşanması gerekiyor. Bazen yaşadığımı, sadece ciğerlerimin nefes almaya çalışmasından anlıyorum, sanırım umut var.
Sayfa 37 - #ibrahimdurmaz #geçmişinparmakizleri #evrenselkültüryayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Şimdi anlıyorum ki, acı hâlâ içindeyken dibine kadar yaşanmalıymış. Çünkü artık hissedemeyecek kadar taşlaşmış, sadece atan ama yaşamayan bir kalbim var. İçimde, bir zamanlar gözyaşıyla sulanan o yer şimdi çorak, kupkuru bir toprak gibi. Bazı acılar vardır, insan ağlayınca geçer. Bazıları sarılınca hafifler. Ama bazı acılar vardır ki; ölsen bile peşini bırakmaz, nefesinle birlikte her gece odana çöker, kalbinin karanlık köşesine sinsice oturur.
Sayfa 36 - #ibrahimdurmaz #geçmişinparmakizleri #evrenselkültüryayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Kim ne derse desin insan hayatta en ağır sınavını en sessiz zamanlarda, en ıssız duygularla tek başına veriyor. İçine düştüğü karanlıktan çıkmak için çırpındıkça daha da derine batan bir mahkûm gibi, her acıyı kendi kalbine kazıyarak savaşmak zorunda kalıyor. Yanında duran insanlar oluyor elbet, ama 'yanındayım' diyenlerin sesi bile çoğu zaman ulaşamıyor kalbin en sessiz köşelerine. Çünkü kimse, kendi kâbusunu yaşamadan başkasının karanlığını anlayamaz.
Sayfa 35 - #ibrahimdurmaz #geçmişinparmakizleri #evrenselkültüryayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Cezaevinin soğuk, gri duvarları, ruhlarımızı bir zindana zincirliyor. Herkes kendi hikâyesinin altında eziliyor; kimi bir anının yakıcı acısıyla, kimi bir pişmanlığın boğucu gölgesiyle, kimi de asla doğmayacak bir yarının hayaliyle kavruluyor. Bu sessizlik, sadece bir boşluk değil; yitip giden umutların, parçalanmış hayallerin ve bastırılmış feryatların çınladığı bir uçurum. Zaman, burada donmuş gibi; ama her an, bir ömür kadar ağır, bir hançer kadar keskin. Hepimiz, bu karanlık sahnede, repliklerini unutmuş oyuncular gibi çırpınıyoruz. O replikler ne kadar haykırsak ne kadar yalvarsak da bu duvarları aşıp dışarıya ulaşamıyor.
Sayfa 35 - #ibrahimdurmaz #geçmişinparmakizleri #evrenselkültüryayınları·Kitabı okudu
Alıntı