seçil çilek

Hiç kuş­kusuz insan, hayvandan daha saldırgan ve yıkıcıdır.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Birbirleriyle rekabet eden markaların ger­çekte çok farklı olmamaları nedeniyle kişi, seçme özgürlüğünün büyük gücünü hisseder. Sanırım birçok kişi, eğer kendi cennet kavramlarında dürüstseler, cenneti her gün yeni bir şey alabilecekleri, belki de komşularından biraz daha fazla alabilecekleri çok bü­yük bir alışveriş merkezi olarak düşlemekteler.
Sayfa 150·Kitabı okudu
Tüketim dürtüsünün ardında içsel bir boşluk —hiçlik duygusu— olduğunu bilmekteyiz. Söz konusu olan gerçekte, bir sıkıntı ve yalnızlık duygusudur. Bu bağlamda ortaya çıkan bilimsel bulgularda sıkça rastladığımız; aşırı yemenin, aşı­rı alış verişin şiddetli huzursuzluğun ya da sıkıntının doğurduğu sonuçlar olduğudur. Kişi, kendi içinde derin bir boşluk ya da çaresizlik duygusunu taşır bunun yanında içini doldurduğu şeylerin de kendini güçlendirdiği sanısına kapılır.
Sayfa 149·Kitabı okudu
Peki ne oldu sosyalizme? Yerine geçmek istediği kapitalist ruha yenik düş­tü. Sosyalizm taraftarlarının ve düşmanlarının birço­ğu, sosyalizmi insanın kurtuluşu olarak kavramak yerine, çalışan sınıfın ekonomik durumunu düzelten bir akım. olarak kavradılar. Sosyalizmin insancıl amaç­ları bir kenara bırakılmış yada yapay bir bağlılıkla anılır hale gelmişti. Bunun yanısıra, tüm önem, kapitalizmde de olduğu gibi ekonomik kazanç amacına yö­neltilmişti. Aynen demokrasinin, ideallerinin tinsel köklerini yitirmesi gibi, sosyalizm de düşüncesinin en derin kökünü —barışa, adalete, kardeşliğe yönelik mesihçi inancını— yitirmişti.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Çocuk, yalnızca «kendini ifade eder.» Ama yaşamının daha ilk gününden başlayarak ileri yaşlarına dek çocuk, aykırı olmanın, sürüden ayrı kalmanın korkusunu taşıyarak, uyumluluğa yönelik inanılmaz bir saygıyla doldurulur. Ailede ve okulda başlayıp büyük düzenin etkisinde eğitimini tamamlayarak büyüyen «düzen adamı»nın görüşleri vardır, ama inançları yoktur. Kendini oyalayabilse bile mutsuzdur. Üstelik kendinin ya da çocuklarının yaşamını gönüllü bir itaatkârlık ile kişiliksiz ve isimsiz güçler ardına harcamaya isteklidir, öyle ki, çok gözde olan termonükleer savaş tartışmalarında ölüm oranlan dahi onun için kabul edilebilirdir: Bir ülke nüfusunun yarısı ölür - «biraz kabul edilebilir»; üçte ikisi ölür - «belki edilemez.»
Sayfa 45·Kitabı okudu