seçil şehitlioğlu.

“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
hiçbir şey değişmedi fakat yine de her şey başka bir biçimde var olup gidiyor. anlatamıyorum. bulantı’ya benziyor bu, ama aynı zamanda tam tersi: sonunda başımdan bir serüven geçiyor. kendimi sorguya çekince bunun, kendim olmaklığım ve burada bulunmaklığım olduğunu görüyorum. geceyi yarıp geçen benim. bir roman kahramanı gibi mutluyum.
yalnızım ama bir kente inen ordu gibi yürüyorum.
nasıl olduğunu anlatayım: ansızın zamanın akıp gittiğini, bir anın ötekine, onun da bir diğerine götürdüğünü, her anın kaybolup gittiğini, onu durdurmaya kalkmanın boş olduğunu falan hissederiz. o zaman bu özelliği anların içinde ortaya çıkan olaylara affederiz; yani biçime ait olanı öze veririz. şu durmadan sözü edilen zaman akışını pek görmeyiz. bir kadın görürüz, ihtiyarlayacağını düşünürüz ama ihtiyarladığını görmeyiz. ara sıra kadını ihtiyarlarken göreceğimizi düşünür, onunla birlikte yaşlanacağımızı hissederiz: işte serüven duygusu budur.
Sayfa 89·Kitabı okudu