Öyle bir orman ki her hayvan, ruhunda beslediği en kıymetli değeriyle var. Eğer ki tartışılması gereken bir durum oluşursa değerini de sırtlanıp Sekoya Ağacı'nın altına geliyor, meclis kuruluyor ve "nasıldık?, nasılız?, nasıl olmalıyız?" gibi sorularla tartışma başlıyor. Evet, tüm hayvanlar birbirinden farklı özelliklere sahip olmasına rağmen hep bir "biz" olma durumu var ve tartışmanın seyri bu konsepte göre şekilleniyor. Şekillenirken bizi de şekillendiriyor tabii.
Kitabın konusu işte bu tartışmalar. Dili sade ve akıcı. Yer yer güldürüyor, yer yer hüzünlendiriyor ama çoğunlukla da sorgulatıyor.
Evet ben bu kitabı okurken daha çok Sorgulayıcı Serçe'ydim galiba. :)