Monte Cristo Kontu, daha ilk cildinden okuru içine çeken, sürükleyiciliğiyle zamanın nasıl geçtiğini unutturan bir eser. Edmond Dantès’in hayatının en mutlu gününde, haksız bir şekilde her şeyini kaybetmesiyle başlayan hikâye; adalet, ihanet ve sabır temalarını derin bir şekilde işliyor. Özellikle karakterlerin psikolojik yönlerinin güçlü bir şekilde verilmesi, okuru olayların içine çekiyor. İlk ciltte, Dantès’in yaşadığı haksızlıklar karşısında hissettiği çaresizlik ve zamanla dönüşen ruh hali oldukça etkileyici. Olay örgüsü öyle ustaca kurulmuş ki, her bölüm sonunda “bir sayfa daha” diyerek kendinizi kitabın içinde buluyorsunuz. 2 ciltlik bir kitap olması ilk başta gözümü çok korkutmuştu ama harika akıcılığı sayesinde tadı damağımda kaldı. 2. cilte başlamak için sabırsızlanıyorum.
Zamanı kazanmak isterken aslında onu kaybettiğimizi fark ettiren bir eser. Basit anlatımıyla çok derin mesajlar barındırıyor. Herkesin bir noktada okuması gereken bir kitap.