“Leyla’ya sordular:
Sen mi Kays’ı daha çok sevdin;yoksa o mu seni?
Kara gözlü, kara saçlı, kara benli Leyla iç geçirdi, üzüldü:
Dostlar, bu nasıl bir soru, bana bu soruyu nasıl sorarsınız ki?!.. Elbette ben onu daha çok sevdim, onun beni sevdiğinden...
İyi ama Leyla, o senin için deliye döndü, çöllere düştü, adı Mecnun’a çıktı ve kurtlarla, kuşlarla konuşur oldu...
İşte bakın, o gitti, bana olan aşkını ona buna anlattı, ben ise aha şuracığımda, kalbimin içinde onun aşkını saklayıp durdum, hiç kimse ile ne paylaştım, ne kimseye dert yandım. Şimdi siz karar verin, o mu beni daha çok sevmiş; ben mi onu?!..”
“Aşkın bütün halleri derece derece bir ilgi ve alaka meselesidir çünkü. Bazı aşıklar akıllarının bir kısmını, bazıları yarısını, bazıları da tamamını sevgiliye yönlendirir ve bu orana göre biz onlara deli, yarı deli, zırdeli gibi ismler koyarız. Oysa burada yitirilen akıl değil, belki irade ve hükmetme derecesidir. Bu durumda duygular öne çıkar, akla baskın olur.”
Kitap, Osmanlı devletinde Lale Devri zamanında geçen bir takım olayları içermektedir. Sultan Mustafa’nın sarayda yaşamayan cariyelerinden birisinin oğlu olan Şehzade Ahmet’in (ama asla şehzade olduğunu öğrenemedi, annesinin vasiyeti üzerine) deli gibi sevdiği bir kadınla evlenip, gerdek gecesinde yanyana olmanın saadetiyle uyuduklarını sabahında sevdiği kadının cesedini yanında parçalanmış, her tarafın kanla yıkandığını görmesi ve ikisinin avucunda da ikiz lale soğanı bulmasıyla aklını kaçıracak gibi olur. Kızın ailesi damadı suçlayıp onu zindana attırır ve önce hayatta kalma mücadelesi, sonrasında sevdiği kadının katilini bulma çabasıyla hayatı farklı karakterlerde bir sürü insanla kesişir. Verdiği bu mücadele Patrona Halil İsyanının çıkmasıyla yavaş yavaş sonuca varır ve aslında her şeyin bir illüzyon olduğunu anladıkları heyecan dolu bir serüveni anlatıyor.
İskender Pala, araştırmaları sonucu bu hikayeye ulaşmış ve bunu ustaca kaleme almış. Kitaptaki olay örgüsü, zeka oyunları...Kaliteliydi. Fakat çok yavaş ilerliyordu. Zaten o zamanın dil ve şiir yapısı oldukça ağır. Lale Devrine okullarda öğretilenden farklı bir bakış yakalamak ya da tarihi kitapları ilgiyle okuyanlara önerebileceğim bir kitap.