Sdgrsy_

Sdgrsy_
@sedagursoy
"İnsan bir konuda ne kadar az bilgili olursa o kadar çok duygusal olur."
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Hakikat o kadar az bulunur bir cevherdir ki... Söylemesi bir zevktir."
“Düşünsene yolda bir kaza görünce ne tepki veriyor insan­lar? Hemen 'Aman Allah korusun’ derler. İnanabiliyor mu­sun! İlk tepkileri kendilerini düşünmek, kurbanları değil. Başkası için dua eden ne kadar az kişi var farkında mısın? İllaki kendilerine. Zaten o kadar çok dua birbirinin kopyası ki. Beni koru, beni kayır, beni yükselt... Her şey ben. Onlara sorsan 'dindarlık’ derler adına, bense 'kılık değiştirmiş ben­cillik’ diyorum.’’
Sayfa 55·Kitabı okudu
“Atamız olmasaydı Iran gibi olurduk, sakın unutma* derdi Mensur kızına. “Artık ben çember sakal bırakırdım mecburen, bodrumda gizli gizli kendi içkimi üretirdim. Enseme çökerler­di tabii, yakalayıp meydanda kırbaçlarlardı. Ve sen canım kı­zım, daha bu yaşta çarşaf giymeye başlardın. Kapkara!*
Sayfa 31·Kitabı okudu
Fırtınalı bir denizdi bu şehir. Buzdağlan gibi yükse­ len ve görünenin altında ne sakladığı belli olmayan erkek­ likler arasında dikkatli ve temkinli gezinmek durumundaydı kadınlar. Eşitlik, lafta bile yoktu, değil hakikatte olsun. Kadınlardan gözlerini devamlı yere dikmeleri bekleniyor­ du bu kültürde. Namus mesajları vermek için, mümkün ol­ duğunca başını öne eğmeliydi cins-i latif. Bu halde insan na­sıl araba kullanır, nasıl yolda yürüyebilirdi, o da ayrı konuy­du tabii. Şehir hayatının tehlikeleri, özellikle sataşma ve ta­cizler karşısında insanın sürekli tetikte olması gerekiyordu üstelik. Velhasıl nasıl oluyor da kadınlardan aynı anda hem başlarını öne eğip, hem de gözlerini dört açmaları bekleniyor­du, anlayabilmiş değildi Peri.
Sayfa 20·Kitabı okudu