Ayet-i kerimeyi anlamada iniş sebebini bilmenin önemli olduğunun
diğer bir misâli de, Allâh Teala'nın şu kavli kerimidir:
"İman edip yararlı işler görenler bundan böyle sakındıkları ve imanlarında kökleştikleri, daha sonra bu takva ile beraber yararlı işler yaptıkları taktirde (haram kılınmazdan önce) tattıkları şeylerde
bir günah yoktur. Allâh iyilik yapanları sever.
Bu âyet-i kerime şarap hakkında inmiştir. Nitekim cahillerden bazıları: "Bu âyet-i kerimeyi delil göstererek Bu âyet-i kerimeden şarabın mübah olduğu anlaşılarak şarap mübahtır" demişlerdir. Eğer bu cahiller bu âyet-i kerimenin iniş sebebini bilselerdi böyle iftirada bulunmazlardı.
Rivayet edildiğine göre şarabın haram kılınması hakkında ki:
"Eyiman edenler! Şarap, kumar, dikili putlar, kısmet çekilen zarlar ancak şeytan işi murdar şeylerdir. Onun için bunlardan sakının ki saadete eresiniz." Bu âyet-i kerime inince ashab-ı kiramdan bir cemaat:
"Ya Resûlullâh bizim bir çok kardeşlerimiz Allâh yolunda şehit edildiler veya öldüler. Halbuki onlar murdar olan şarabı içiyorlardı. Onların halleri ne olacaktır?" diye sordular. Bunun üzerine Maide sûresinin doksan üçüncü âyeti inmiş ve şarap haram kılınmadan önce içenlerin günahkar olmadıkları bildirilmiştir. Çünkü Allâh Tealâ kulunu Müslüman ol- madan önce yapmış olduğu kötülüklerden veya haram kılınmadan önce işlediklerinden dolayı cezalandırmaz.
İniş sebebi bilinmekle âyetin manası anlaşılır. Maide sûresinin doksanıncı âyeti ile şarap içmenin kesin olarak haram olduğu sabit olmuştur.
Âyet-i kerimelerin manalarının anlaşılması için Kur'ân ilimlerinden olan iniş sebeplerinin bilinmesi önemli ve zaruridir. Çünkü bazı ayetlerin manaları veya hükümleri ancak iniş sebeplerinin ışığı altında anlaşılır. Meselâ: Allâh Tealâ'nın "Doğu ve batı Allâh'ındır o halde (namaz için) nereye yönelirseniz Allâh'ın yüzü (kıble) oradadır" kavli keriminden namazda kıbleden başka tarafa yönelmenin caiz olduğu anlaşılır. Halbuki âyeti böyle anlamak yanlıştır. Çünkü namaz kılarken kıbleye yönelmek namazın sahih olmasının şartıdır. Bu âyetin iniş sebebinin bilinmesiyle âyetin manası açıklanmış olur.
Bu âyet-i kerime seferde olup kıble tarafını bilmeyenler hakkında inmiştir. Kıble tarafını bilmeyen kimse kıbleyi arar, kanaat getirdiği tarafa doğru namazını kılar ve namazı sahih olur. Namazını bitirdikten sonra yöneldiği tarafın yanlış olduğunu bilse bile namazını yeniden kılması lazım gelmez.
Savaş hakkında birçok âyetler inmiştir. Fakat savaş hakkında inen âyetlerin hepsi Medine'de inmiştir. Çünkü Müslümanlar Mekke'de iken durumları zayıftı. Müslümanların Mekke'de düşmanlarıyla savaşları sözle olup kılıçla değildi.