İsrail'in, Dünya Bankası raporlarına göre bütçesinin yüzde ellisini savunma masraflarına ayırdığı bir sırada bizzat Ariel Sharon'un ağzından açıkladığı gerçek şudur. Asıl gaye İsrail'in savunması değildir. Bölgede yaşayan bütün Arap devletlerinin dağıtılmasıdır. İsrail sınırlarını durmaksızın genişletme emrini Kitab-ı Mukaddes'ten aldığını söylediği gibi aynı zamanda soykırım ve devlet terörizmini de aynı kaynağa dayandırmaktadır.
Yahudi idealinin bu binlerce yıllık geleneğine karşı siyasi siyonizm,bütün anlamı ile bir milliyetçilik ve sömürgecilik anlayışına geri dönüştür. Bu hareket Yahudiliğe değil XIX.yüzyıl Avrupası'nın milliyetçilik ve sömürgecilik ruhuna bağlıdır. Siyonistler bugün de Kitab-ı Mukaddes'i bir aşiret kafasıyla yorumlayarak oradan istediklerini seçip alıyorlar. Tanrı'nın gerçek niyetine karşı çıkıyorlar ve objektif politik gayelerini,değişik göstererek saklıyorlar.
Sevdiğini söylemeye,sevildiğini işitmeye bile lüzum duymadan,beklemeden,ummadan,borçlanmadan,alacak defterine yazmadan,hesap kitap yapmadan,sırf içinden öylesi geldiği ve elinden de başka türlüsü gelmediği için sevivermek birini.