Tanrım bu nasıl oldu? Daha geçen gece her şey yolundaydı ve sonra bir baktım ki boğuluyorum. Bir insan kaç kez dibe vurup da yaşamayı sürdürebilir? Nefes alamıyorum.
Tek bir şey, tek bir kişi veya makine ya da kütüphane tarafından kurtarılma arayışına girme. Kendini kurtar, boğulursan da en azından kıyıya doğru gittiğini bilerek ölürsün.
Çivi ve tahta olmadan ev inşa edemezsin.Bir evin inşa edilmesini istemiyorsan,çivilerle tahtaları sakla.Bir insanın siyasi açıdan mutsuz olmasını istemiyorsan,bir meseleyi iki farklı açıdan sunma ki kaygılara kapılmasın; tek bir açıdan sun. Daha da iyisi, hiçbir açıdan sunma. Bırak savaş diye bir şey olduğunu unutsun. Hükümet verimsizse, kadroları fazla şişkinse ve vergi manyağıysa, insanların onunla ilgili kaygı duymasındansa hükümetin bunların hepsi birden olması daha iyi. Huzur, Montag. İnsanlara en popüler şarkıların sözlerini, eyalet başkentlerinin isimlerini veya lowa’da geçen sene ne kadar mısır yetiştiğini hatırlayarak kazanacakları yarışmalar vereceksin. Onları yanmaz verilerle dolduracaksın, ‘gerçekleri’ boğazına tıkıştıracaksın, öyle ki kendilerini tıka basa doymuş ama onca veri sayesinde kesinlikle “zeki” hissedecekler. O zaman, düşündükleri hissine kapılırlar, hareket etmedikleri halde hareket ediyormuş gibi hissederler.Ve mutlu olurlar, çünkü o türden gerçekler değişmez. Onlara bir şeyleri yorumlamaları için felsefe veya sosyoloji gibi kaygan zeminli şeyler vermeyeceksin. O yol melankoliye çıkar.